Milli maç arası Beşiktaş için ilaç oldu, diye düşünmüştük. Takım ilk 11 haftanın ardından yorgunluk belirtileri gösteriyordu; dinlenme fırsatı bulacaktı. Aradan sonra rakip Sivas'tı; kağıt üzerinde kolay görünen bir maçtı. Lakin beklentilerin tersi bir görüntü vardı sahada. Maçın bütününe bakıldığında, Beşiktaş önceki haftalardaki kadar dinamik ve koordine değildi.

Aslında Beşiktaş maça çok iyi başladı. İlk 10 dakikada ikisi Olcay'la, diğerleri de Sosa ve Gomez'le dört pozisyonu vardı. Sonrasında Sivas oyunda dengeyi sağladı. Tam bu noktada bir hususun altını çizmekte fayda var. Yukarda da dedik; kağıt üzerinde kolay maç diye… Ama hakikat öyle değil. Geçen hafta Okan Buruk'la birlikte ilk galibiyetlerini almışlardı. 10 kişi kaldıkları Gaziantep maçını 3-0 kazanmışlar, Beşiktaş karşısına moralli ve kendine güvenli çıkmışlardı. Nitekim 20 ile 35. dakikalar arasında başabaş bir oyun çıkardılar.

Maçın kaderi üzerine etki eden hadise 13. dakikada yaşandı. Cezasahası içine girmek üzere olan Quaresma'ya (sanırım) Ziya'nın yaptığı hareket net bir fauldü; Hüseyin Göçek atladı. Sadece o değil, yardımcı hakemler de… Quaresma –her zaman olduğu gibi- sinirlendi ve kontrolünü kaybetti. Gitti, Hakan'ın ayağına bastı. Bana kalırsa kırmızı kartlık bir hareketti. Hüseyin Göçek bu defa da bu pozisyonu atladı. Genelde böyle oluyor; hakem hatalı bir karar verdiğine kanaat getirdiğinde, bu hatayı başka bir hatalı kararla telafi cihetine gidiyor. Sonra da oyunun kontrolünü kaybediyor.

Beşiktaş'ın ilk golü penaltıdan geldi, malum. Peki pozisyon penaltı mıydı? Bence hayır. Hatta kendisini yere attığı için Atiba'ya bir sarı kart gerekirdi.

İkinci yarı genelde dengeli geçti ama Beşiktaş özellikle rakip sahada yaptığı amansız presle kaptığı toplarla çok sayıda gol tehlikesi yarattı. Farkın büyümemesinin yegane sebebi, son pas ve son vuruşlardaki yetersizlikti. Bedeli ağır olabilirdi. Son 15 dakikada Sivasspor'un gole yaklaştığı anlar oldu. Stresi Oğuzhan bitirdi. Bursa'da attığı golün bir benzerini yine son dakikada Sivas filelerine gönderdi.

Maçın uzatma bölümünün sonunda İsmail'in İbrahim Akın'a yaptığı hareket kesin penaltıydı. Hüseyin Göçek onu da es geçti. Düşünsenize Oğuzhan'ın golü olmasa, Beşiktaş olmayan bir penaltıyla maçı kazanacaktı. Üstelik bir de Sivas'ın penaltısı verilmemiş olacaktı. Hakikaten trajik bir durum.

Cenk Tosun'a bir parantez açalım. İyi yolda. Öyle ki, çok az süre almasına rağmen 2015 Avrupa şampiyonası finalleri için –şimdilik- Fatih Terim'in santrfor adayı… Ama az süre almasının başka komplikasyonları oluşuyor; bencilleşiyor. 88 ve 90. dakikalarda iki pozisyonda daha elverişli pozisyondaki arkadaşlarına pas vermek yerine topu kendisi kullandı. Özellikle 88'deki pozisyonda sağda Quaresma çok müsait durumdaydı. Gerçi bunları diyorum ama, Oğuzhan'ın golünde asist de ondan geldi. İhtimal ki, sözünü ettiğim iki pozisyonun ardından, kendine “çeki düzen” verdi. Herşeye rağmen, hırslı, hevesli ve çalışkan… Kendisini daha da ileri taşıyacak gibi görünüyor.

Kaynak: NTVSPOR

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.