Bir Avrupa Şampiyonası'nda daha grup sürecinin sonuna geldik. Artık son maçlar oynandı, eşleşmeler belli oldu ve takımlar Fransa'nın Lille kentine geçti.

A Milli Basketbol takımımız için İzlanda maçı kadar bir önceki İspanya-Almanya karşılaşması da önemliydi. Zira Almanların galibiyeti halinde İzlanda'yı yenmemiz durumunda grup ikincisi oluyor, aynı zamanda İspanyolları grup dışına itiyorduk.

Tabii ki bu senaryoda pek çok Türk taraftarın gönlü Almanya'nın kazanmasından ve Dirk Nowitzki'nin de kariyerine yakışır bir milli takım vedası yapmasından yanaydı. Panzerler çok yaklaştı ancak maalesef gülen taraf İspanya oldu.


Rudy Fernandez'in eşi de maç sırasında sık sık ekrana yansıdı

Son çeyrekte kontrolü kaybetmeye başlayan İspanya karşısında Almanya farkı kapatırken bütün salon ayaktaydı. Yanımızdaki Alman gazeteciler heyecandan yerlerinde duramıyor, İspanyollar ise korku içerisinde birbirlerine bakıyorlardı. Schröder'in son faul atışını kaçırmasıyla tek sayı farkla maçı alan İspanyollar, binlerce Alman taraftarı adeta yıktı. Hemen yanımdaki Alman televizyonun spikeri yere çökerek başını ellerinin arasına alıp ağlamaya başladı. Kendisini beş dakika sonra canlı yayında görünce profesyonelliğine şaşırdım kaldım.


Göz yaşlarını tutamayan Alman spiker maç sonu canlı yayında

Maç sonunda her basketbolseverin tüylerini ürperten sahne, Dirk Nowitzki'nin vedası sırasında yaşandı. Son kez milli takım formasını giyen Nowitzki'ye binlerce Alman bir halk kahramanına yakışır şekilde ayakta alkışlayarak teşekkür etti ve efsane oyuncunun gözyaşlarına boğulmasına neden oldu.

Karşılaşma sonrası Alman oyuncular tabii ki çok üzgündü. Benzing'le konuştuğumuzda pek çok maçı çok yakın oynadıklarını ve hep küçük detaylarla kaybetmenin kendilerini hayal kırıklığına uğrattığını söyledi. Schröder ise ısrarlarla rağmen kimseyle konuşmayarak direk soyunma odasına geçti. Koç Fleming'in, “bizim için ifade ettiği önemi Atlanta için etmiyor” dediği Schröder'in yerinde olmak istemezdim. Harun Erdenay da benzer şeyleri düşünmüş olacak ki maç arasında “Almanya basketbol federasyonu başkanının yerinde olmak istemezdim. Kahrımdan herhalde ölürdüm!” diye yorumda bulundu.


Rafet abi şampiyonanın maskotunun ayakkabılarına göz dikti!

Bu maçtan da bize anı salondaki muhteşem atmosfer ve bir efsanenin milli takıma vedası kaldı. Alman taraftarlar yine salonu sonuna kadar doldurmuşlardı. İzleyiciler arasında maçı en önden takip eden Kevin Durant de kalabalığın yoğun ilgisiyle karşılaştı. Maç sırasında kendisi için anons da yapılan Durant, tribündeki izleyicilerin bir kısmını kırmayarak fotoğraf çektirdi. Maçın devre arasında Durant'in olduğu bölümden geçerek yerine gitmeye çalışan İhsan hoca da aradan sıyrılırken zor anlar yaşadı!

Turnuvanın dinlenmeye izin vermeyen programı daha önce milli takım koçları tarafından basın toplantılarında bir hayli eleştirilmişti. Kuralar ve torbalar da çok eleştirilen bir başka konu. Gazeteciler aralarında konuşurlarken “Şu elenen Almanya, son 16'ya kalan 8 takımdan daha iyidir” şeklinde yorumlarda bulunup, bu ‘ölüm grubu' işinin manasızlığını dile getiriyorlar.

Keza ‘gönüllerin şampiyonu' İzlanda, muhteşem taraftarı ve mücadelesiyle daha dengeli bir grupta en azından bir-iki galibiyet alabilirlerdi. Onların da galibiyetsiz turnuvaya veda etmesi biraz yazık oldu. Tabii ki bizi yenerek etmemelerine itirazımız yok, o ayrı.


Tam arkamızda konuşlanan İzlanda taraftarı sağolsun kulaklar gitti

Milli takım da öyle düşünmüş olacak ki, İspanya'nın galibiyetiyle bizim için formalite maçına dönen karşılaşmayı kazanmak için parkeye çıktılar. İzlanda karşısında maçı bir türlü koparamayan Ay-Yıldızlılar, uzatma sonunda rakibini  111-102 mağlup edebildi.

Maç sonu yaşananlar ise her basketbolseverin tüylerini ürpertecek cinstendi. Yüzlerce İzlandalı taraftar, daha önceden yaptıkları gibi maç sonu dışarı çıkmayarak  dakikalarca takımlarını alkışladı. İçeriden geri çıkan oyuncular da tribüne giderek taraftarla sohbet edip fotoğraf çektirdiler. Bu merasim yaklaşık bir 10-15 dakika sürdü.

Takımına doyamayan İzlandalı izleyiciler oyuncular parkeye indikten sonra bu kez hep bir ağızdan şarkılarını söylemeye başladılar. Oldukça duygulanan oyuncular da taraftara alkışlayarak teşekkür ettiler. Bu sırada salonda kalan herkes olan biteni kameraya almakla meşguldü çünkü böyle taraftar gerçekten nadir görülen cinstendi.

Maç sonu İzlandalı oyuncu Jakob Sigurdarson'la konuştuğumda da onlar da çok şaşkın olduklarını söyledi. İzlanda'nın küçük bir ülke olduğunu ve daha önce böyle bir ilgiyle karşılaşmadıklarını söyleyen oyuncu, taraftarla gurur duyduğunu ve çok duygulandıklarını anlattı.

Ay-Yıldızlılar cephesinde ise Koç Ergin Ataman, eşleştiğimiz Fransa'nın yenilmeyecek bir rakip olmadığını söylüyor. Ancak zaten hali hazırda dar bir rotasyonla oynamaktan yorgun düşen milli takımımızın uzatmaya giden İzlanda maçı sonrası, gece 1'de kalkan uçağa binip geceyi doğru düzgün uyuyamadan geçirdikten sonra Fransa'yı kendi evinde yenmesi kolay iş değil. Tabii ki sporda imkansız diye birşey yok ve kalpler milli takımımızla!


Maç aralarında yapılan gösterilerden biri

Ben de böylelikle Eurobasket Günlükleri'nin Berlin ayağını bitirmiş oluyorum. NTV Spor ekibiyle turnuva izlemek her zamanki gibi çok büyük keyif ve ayrıcalıktı. Berlin'de turnuva boyunca organizasyon tarafında herşey yolunda gitti. Ne güvenlikle, ne organizasyon görevlileriyle en ufak bir sorun yaşandı. Herkes çok kibar, çok yardımcıydı. Ancak Berlin kesinlikle bir basketbol şehri değil onu da anlamış olduk. Şehirde maalesef turnuva heyecanını yansıtan pek bir şey yoktu ve Almanya maçları dışında salonda hep yer yer boşluklar göze çarptı. Umarım önümüzdeki Mayıs'ta düzenlenecek Final Four heyecanı şehri daha fazla sarar.

Heyecan demişken, Berlin günlüklerini Murat Kosova ile kapatmak yakışır. Maçları anlatırken hemen yanında oturan ekibi de kendinden geçirip havaya sokan Murat abi'nin umarım Fransa maçında da anlatacak benzer çok pozisyonu olur.

Kaynak: NTVSPOR

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.